Hayatımın farklı dönemlerinden şiirlerim

Ödemin Mesafesi 

Evinden ayrılınca küçük bir hüznün aklıyla

 Gelir sana ödem gibi bir haber 

 Gidince de keyif alamayınca

 Boş bakarsın sadece alayınca...

 

  Alayınca insanlar gülüyor,

 Bir de üzerine fotoğraf çekiyor

 Çekilecek olan ruh muydu ki çeken bir beden olsun?

 Çeken de çekilen de sensen yazıklar olsun!  

Bu şiiri ebemin kanser olduğunu ERASMUS+ sürecimde öğrenmem üzerine anlık yazmıştım. Zaten pek düşünmem şiir yazarken, genelde yoğun bir duygu durumuna girdiğimde bir bakmışım dilimden kafiyeler dökülüyor. Süslü lügatlardaki deyişlere rövaşatalar attırmada yetenekli olduğumu bilince üstünde durmadım ve tembellik ettim. Teknik açıdan zayıfım ondan dolayı. Her zaman ki gibi metaforlar ve benzetmeleri iyi kullanmışım. Ödem gibi bir haber derken hastalığın hem biyolojik hem de psikolojik yanına değindiğimi hatırlıyorum. Çekilecek olan ruh muydu ki çeken bir beden olsun? Çeken de çekilen de sensen yazıklar olsun! mısraları içimdeki Nietsche ve Dostoyevski zıtlığının tohumu gibi burada, aynı zamanda güçlü bir kadın olduğunu bildiğim ebeme sert bir motivasyon niteliğinde ama şiir bir anda kalkarak o destansı alt-yapıyı kurmada başarısız olmuş.

MERT OSMANLI'NIN DELİ TÜRKİYESİ

Varmı onun eşi

Osmanlı Güneşi

Delidir Türk Milleti

Varmı mertliği deliliği

Olmaz ki eşi

Eşsiz güzelliği

Bulunmaz eşi

Yaşanır güneşi

Varmı onların mertliği

Güzel Osmanlı güneşi

Vardır güzel marşları

Bir İstiklal bir Mehter marşı

Türkiye Dünyaya karşı


Zamanında neredeyse her sene hastaneye ya da düğüne gittiğimiz ve her birinde ayrı bir olay yaşadığım Ankara Travmaları'mdan biri daha. Hastalandığım için sevk vermişlerdi, böylece yazın Ankara'ya gitme kararı almıştık. Sevki verdikleri hafta hem bize hem ülkeye darbe oldu! Evet, bunu 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden bir kaç gün sonra yazmıştım. Şimdi Veri Bilimci/NLP'ci gözüyle bakıyorum da yukarıda yetenekliyim falan dedim ama pek yetenek yokmuş gibi. 14 satırlık şiirde "Eş/Eşsiz" kelimesini 4 kez, "Güneş" kelimesini 3 kez kullanmışım! Medyanın yeni nesiller üzerindeki gücü de belli oluyor. Eğer bunu okuyan bir ebebeynseniz lütfen yavrucağınızın zihnine nelerin doldurulduğuna dikkat edin keza herhangi bir şeyi limitsiz bir belleğe yüklemek çok kolay oluyor. 

Bileklerimi Keseceğim

Bileklerimi keseceğim,

 Olmayacak akan

 Sadece irin ve kan

 Kendime karşın

  Koca bir intikam

 

 İşte tek büyük şan

İşte tek gerçek an

 Şimdi geliyor zaman

 Marmaray Yenikapı'dan

 Tahtalıköye aktarmam

 

 Varsa insanda tek bir can,

 Ölüm ona da tek bir Canan.

 Varsa ölümü bir son sanan,

 Yaşamdır tek sonsuz yalan.



Kayıp ettiğim, kim bilir nerelere gitmiş şiirlerimi bulundukça ekleyeceğim...

Yorumlar

Popüler Yayınlar