Dijital Bahçem: Skolastik Papağanlıktan Gerçekliğe

 

Muhtemelen buraya LinkedIn hesabımdan ya da Technopat’taki "Polorchen" mahlasımı takip ederek geldiniz. Eğer öyleyse, sizi biraz hayal kırıklığına uğratabilirim: Burası pırıl pırıl, kurumsal bir portfolyo değil; burası benim paslı ama çalışan teknik gerçekliğim.

Geçmişte iki farklı web sitesi denemem oldu. Birinde "Ben de kod yazarım" diyip Python MKDocs ile işin mutfağına girmeye çalıştım, diğerinde ise tamamen Vibecoding (AI'a prompt verip dua etme sanatı) akımına kapıldım. İkincisi, dışarıdan bakınca modern web dünyasının o "parlak ve sahte" sitelerine benziyordu ama aslında tam bir Abstraction Fail (soyutlama hatası) abidesiydi. Sadece 'vibe' üzerinden gitmenin yarattığı o spagetti kod yığını, teknik borç faiziyle beni köşeye sıkıştırdı. Bu eski denemelerime kullandığım teknolojilerin üzerine tıklayarak ziyaret edebilirsiniz. İyi ki uygun bir fiyattan adımın olduğu 4 domain almışım diyorum.

Bu başarısızlıkları silmiyorum; aksine onları birer "Skolastik Papağan" versiyonu (v0.x) olarak sergiliyorum. Ne yazdığını tam anlamadan AI'dan duyduklarını tekrarlayan o sürümleri, birer versiyon kontrolü hatası olarak görmenizi istiyorum. Çünkü:

"Sahici bir sarsıntı, yalan bir dengeden iyidir." — Behzat Ç.

 

Neden Blogger? (Stratejik Bir Geri Çekilme)

Modern web araçları varken neden 2000'lerden kalma Blogger'deyim? Cevabı basit: Sahicilik ve bütçe disiplini.

  • Figma: Modern ve şık durmasına rağmen, sadece bir blog kurmak için fazla "over-engineered" ve karmaşıktı. Üstelik custom domain için üyelik istemesi, öğrenci bütçemle pek uyuşmadı.

  • Hashnode: Tamamen teknik odaklıydı ama ücretsiz sürümündeki o silinmeyen watermark, mülkiyet duygumu zedeliyordu.

  • GitHub Pages: Baştan site yazıp oraya deploy edecek kadar yetkin değildim; dürüst olmak gerekirse o dönemdeki teknik altyapım bu seviyede bir "logic error" vermeye müsaitti.

Blogger benim için bir nevi Atatürk Orman Çiftliği hikayesi gibi; herkesin "burada bir şey bitmez" dediği bir bozkırda, kısıtlı imkanlarla bir vaha yaratma çabası. Eski sistemleri tersine mühendislik (reverse engineering) yaparak hayatta tutmak, bir mühendis adayı için iyi bir antrenmandır.

Çıplak Krallar ve Veri Köleliği

Günümüzde insanların, havalı sıfatların ve karmaşık sınıflandırmaların altında kendi hedonizmlerinin veri köleleri haline geldiklerini düşünüyorum. Herkes birer "çıplak kral" misali, aslında sahip olmadıkları bir teknik derinliğin illüzyonunu yaşıyor.

Ben ise 18 yaşında, Marmara Üniversitesi'nde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi öğrencisi olarak bu illüzyondan kaçmaya çalışıyorum. KYK yurdunda, kısıtlı bir öğrenci bütçesiyle ve bit pazarlarından topladığım cihazları "hackleyerek" kurduğum bu dünyada, terminalin o soğuk ve katı duvarlarını yıkıp yerine bir "bahçe" kuruyorum.

Burası;

  • AI ve kodlama dünyasındaki teknik ilerleyişimin (MNIST, TensorFlow vb.),

  • Gece yarısı karalanmış şiirlerin, felsefi yazıların ve tasarımların,

  • Technopat rehberlerimin ve editlerimin bir arada yaşadığı organik bir ekosistem olacak.

V2 ve Frankenstein Sunucusu

Şu an Blogger'dayız ama bu sadece bir başlangıç. Gelecekte (V2 versiyonunda), sitemiz teyzemin o ekranı kırık ama canavar gibi çalışan Tecno Phantom V Flip cihazı üzerinden, okul kampüsünde gizli bir "Frankenstein Sunucu" olarak yayına girecek.

Bu bahçe hiçbir zaman "bitmeyecek". Sürekli büyüyecek, budanacak ve belki de üzerine yeni hatalar dökülecek. Ama en azından artık ne ektiğimi biliyorum.

Not: Sitede bir yavaşlık hissederseniz, bilin ki KYK yurdunda biri aynı anda hem kettle çalıştırıp hem de saç kurutma makinesi kullanıyordur; sigortalarla beraber benim "up-time" hayallerim de atmıştır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar